Mevzuat Strateji Daire Başkanlığı

Bilimin Karanlık Tarafı (Öjeni)

Bazen bilimin ne kadar kötü amaçlar için kullanabilceğini bu yazıda anlatmaya çalışıcağım. Eksim bulduğunuz yerleri yorumlarda yazabilir. Fikirlerinizi yorumlarda bekliyorum.
Öjeniden bahsedeceğim size. Bununla bağlantılı olarak evrim teorisine, sosyal darwinizme, toplama kamplarına, hitlere, tüm dünyada bir dönem çok normal bir şeymiş gibi kabul görmüş “üstün ırk” anlayışına kadar giden karanlık bir dönemi anlatıcağım.
Öjeni genel hatları ile şu şekilde tanımlanıyor: insan genlerinin kalitesini düzeltmeyi amaçlayan tüm etkinlikler öjeni kapsamına girer.
“İnsan genlerinin kalitesini düzeltmek/iyileştirmek”
Bunun benzerini hayvanlarda zaten görüyoruz. Hani güzel ırklar üretmek için köpeklerin ve birkaç hayvanın genetiğiyle ile oynanıyor ve belirli ırklar çiftleştiriliyor falan ya
İşte bunun insanlara uygulandığını düşünün. Zayıf olanların kısırlaştırıldığını ya da daha kötüsü öldürüldüğünü…
İşte tam olarak budur Öjeni. Tarihten birçok isim ve örnek gelmiştir aklınıza zaten. Önce biraz daha geçmişe gidelim. Her şeyin başladığı yere.
Milattan önce 4. Yüzyıla kadar… Platon’a… Bu fikri ilk ortaya atan kendisidir. Tam olarak öjeni diyemesek de kendisi sağlıklı ve güçlü bireylerin üremesinin devlet eliyle artırılmasını savunuyordu…
Ve bu fikri savunan sayısız lider de bundan yola çıkarak “e o zaman zayıf olanları da öldürelim” kolaylığına giderek birçok katliama imza atmıştır.
Bunu Platon’dan bağımsız şekilde toplumsal bir kural olarak uygulayan medeniyetler de vardı.
Spartalılar gibi. Ya da Romalılar.
300 Spartalı’yı izlediyseniz hatırlarsınız. Çocuklar vahşi doğaya bırakılır ve güçsüz olanlar “maalesef” elenirdi. Bu sayede güçlü bir ırk ortaya çıkarmışlardı kendilerince.
Ama bu olayın sözde “bilimsel” olarak teorileşmesi ve literatüre girmesi 1900’lü yıllarda olacaktı.
Teorileştiren de Francis Galton’du.
Francis Galton'un kim olduğundan kısaca bahsedelim.
Charles Darwin’in kuzeni şaşırdınız demi...
Daha garip bir şey söyleyeyim. Bu “zayıfları ortadan kaldıralım” anlayışının çıkış noktası da Darwin’in Evrim Teorisidir.
Yani çok dolaylı da olsa Yahudi Katliamının müsebbibidir Darwin…
Kendisi hep çok başka şey anlatmaya çalışsa da…
Evrim teorisi dendiğinde “Doğal Seleksiyondan” bahsedilir ve bu “En Güçlünün Hayatta Kalması” şeklinde yorumlanır.
Darwin aslında “Güçlü”den değil “Uyumludan” bahseder teorisinde. Yani “güçlü olan” değil çevresindeki ortama en iyi ayak uyduran türlerin “uyumlu” türlerin hayatta kalabileceğinden bahseder.
İşte kuzeninin bu teorisini alan Galton şunu düşünüyor. O zaman doğal seleksiyon varsa “doğal olmayan seleksiyon” neden olmasın. Yani bu süreci hızlandıramaz mıyız? Zayıfları kısırlaştıralım ve hatta öldürelim, sadece güçlülerin üremesine izin verelim. Birkaç nesil sonra sonuçlarını görürüz zaten. Al sana süper hızlı doğal seleksiyon diyor..
Darwin ise kızıyor. Bayağı sinirleniyor. Kendisini çok yanlış anladığını, bu seleksiyonun doğal şekilde ilerlemesi gerektiğini, doğanın en iyisini bildiğini, hiçbir devletin, gücün insani değerleri, yaşama hakkını ayaklar altına alamayacağını söylüyor. Ve ölene kadar da bunu savunuyor Darwin.
Galton da bunu bekliyor zaten. Yani Darwin’in ölmesini…
1882 yılında Charles Darwin öldükten hemen bir yıl sonra 1883’te işte bu “ÖJENİ” kavramını türettiği kitabını yazıyor. Bu arada ÖJENİ yunanca EU – GENES yani “iyi doğan” anlamına gelen kelimeden türetilmiştir.
Bu yaklaşımı ise yasal ve organize şekilde 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde Amerika’da çok net görüyoruz. Hatta Öjeni merkezleri açılıyordu devlet desteği ile. Ama en çarpıcı örneğine hepinizin de aklına gelmiş olduğunu tahmin ettiğim gibi Nazi Almanya’sında tanık olduk. Aryan ırkını yaratmak isteyen Nazilerin temel aldığı bilimsel dayanak da bu Öjeniydi işte. Doğal gelişimi kontrol ederek daha hızlı bir şekilde üstün ırka “über-menschen” rüyasına ulaşmaktı.
İngiliz Francis Galton farklı bilim dallarında yaptığı çalışmalarla Sir ünvanını da almıştı bu arada. Ama bu çalışması en çok ses getiren çalışması oldu. Kendisi İngiltere’de bir üstün ırk yaratma rüyasını güdüyordu. Fakat bu rüyası kendi ülkesinde pek karşılık bulmadı. Dünyanın farklı ülkelerinde ise milyonlarca insanın kaderini korkunç bir şekilde etkileyecekti.
İlk olarak Amerika’da Connecticut eyaletinde 1896 yılında bir “medeni kanun” çıkarıldı. Bu kanuna göre epilepsi hastası olan ya da akıl sağlığı yerinde olmayan insanların evlenmesi kesinlikle yasaktı. 1903’te ise Amerika’da “Amerikan Üreme Kurumu” adına bir kurum ile bu evlilik ve üreme konusu devlet eli ile kontrol edilmeye başlanmıştı.
1911’de ise Irk Düzeltme Kurumu hayata geçirildi ve ilk kez “soyağacı” uygulaması başlatıldı. Başlatan da John Harvey Kellogg’tu. İsim tanıdık geldi mi bir yerlerden? Kellogg’s desem? Evet John Harvey Kellogg’da aynı zamanda bir beslenme uzmanı ve girişimciydi. Nereden nereye demi..
Hayata geçirilen bu kurum ve uygulama ile 1914, 1915 ve 1928 yıllarında ulusal konferanslar düzenlendi ve bir nevi ulusal bir hareket başlatılmış oldu. Bu bağlamda işleri daha da organize şekilde yürütmek için Öjeni Kayıt Ofisleri kuruldu. Bu ofislerde aileler ve genetik özellikleri takip ediliyordu. Toplanan verilerle yayınlanan raporda “uyumsuz ve zayıf” olarak görülen gruplar tanımlanıyordu. Ve sürpriz olmayacak şekilde bu “zayıf ırklar” çoğunlukla göçmenler, azınlıklar ve fakirlerdi.
1909 yılından sonra ise tüm bu verilere dayanarak özellikle California eyaletinde ilk kez organize kısırlaştırma uygulamaları başlatıldı. 1909 ile 1979 yılları arasında akıl hastanelerinde resmi kayıtlara göre 20.000 kişi istekleri dışında kısırlaştırılıyordu. Bu sayede toplumun yeni nesillerinin akıl hastalıklarından korunacağı düşünülüyordu.
Tahmin edeceğiniz üzere bu kısırlaştırmaların çok ama çok büyük bölümü azınlıklara uygulanıyordu. Ve C California’da başlayan bu uygulama daha sonra 39 eyalette daha uygulanacaktı. Kimlerin “zayıf” olduğunu, ürememesi gerektiğini ise devletin görevlendirdiği yetkililer belirliyordu. Çok korkunç bir şaka gibi demi..
1927’de ABD Anayasa Mahkemesi ise skandal bir kararla bu “kısırlaştırmaların” anayasayı hiçbir şekilde ihlal etmediğini açıklayacaktı. Hatta hakimlerden biri olan Oliver Wendall Holmes tam olarak şunları söylemişti: “Bu kadar embesille yaşadığımız yeter”…
Zamanın politikacılarının “kıtlık ve ekonomik darboğaz” ile mücadele adında yürüttüğü bu politikanın birçok söylemde aslında “üstün beyaz ırk havuzunun” azınlıkların genleri ile kirlenmemesi için yapıldığını çok rahat söyleyebiliriz.
1976’da yayımlanan bir raporda 1970 ila 1976 yılları arasında Amerikan Yerlilerinin yani kızılderililierin %25 ila %50’sinin kısırlaştırıldığı açıklanmıştır. Bu kısırlaştırmaların büyük bir bölümü de “apandis” ameliyatı gibi diğer operasyonlar sırasında hastanın haberi dahi olmadan yapıldığı ortaya çıkmıştır. Hatta bazı durumlarda çocuklarda çeşitli ameliyatlar yapılmadan önce annenin kısırlaştırılmasına izin vermesi isteniyordu. İzin vermediği taktirde çocuk ölüme terk ediliyordu.
"Özgürlükler" Ülkesi ve İnsan Hakları Beyannamesinin çıkış yeri Amerika’da yaşanan olaylar bu şekildeydi.
Ve bu hareket başka bir ülkeye ilham olacaktı.
Almanya
Sadece Almanya değil. Avusturalya, Brezilya, Kanada, Almanya, Japonya, Çin, İsveç, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İzlanda, Norveç ve İsviçre gibi ülkelerde de benzeri uygulamaları gördü tarih.
Ama Almanya bu konuda en kapsamlı ve korkunç örneklerden biriydi.
Gelin buradaki çok ilginç bağlantılara bir bakalım beraber. Yahudi soykırımına yol açan arkaplana bir bakalım.
Bu işin çıkış notkası Amerika ve özellikle California demiştik. Hatta Hitler Kavgam kitabında da Amerika’daki uygulamalardan övgüyle bahsetmiştir. Ayrıca Spartalılara duyduğu hayranlığı da biliyoruz.
Ama bu anlayışı Almanya’ya getiren Amerikalıların kendisidir.
California’daki kurumlar 1930’lu yıllarda tüm araştırma ve çalışmalarını Almanya’ya göndermeye başlamıştır. Ve hatta 1927 yılında Keiser Wilhelm Antropoloji Enstitüsü kurularak fiziksel ve sosyal antropoloji ile birlikte gen araştırmaları yapılmaya başlanmıştır.
Acaba kim destek oldu bu araştırmalara..
Amerikalı Rockefeller Vakfının çok büyük katkıları ile kurulmuş bu enstitü.
Yine mi Rockefeller? Evet..
Josef Mengele ismini duydunuz mu? Auschwitz’in Azrail lakaplı korkunç doktoru… Bahsedeceğim birazdan. Ama Mengele Auschwitz’te görevlendirilmeden önce yine Rockefeller Vakfının finans desteği ile birçok çalışma ve araştırma yürütmüştür. Korkunç deneylerine başlamadan önce gerekli deneyimi bu sayede kazanmıştır…
Neler neler yaşanmış demi..
Hitler’in Öjeni ile içli dışlı olması ise Landsberg hapishanesinde geçirdiği zamana denk gelir. Hitler ve kurduğu Nazi Partisi 1923 yılında bir darbe girişiminde bulunuyor ve bu girişim sırasında yaralanan Hitler kaçıyor ama kısa sürede yakalanıp Vatan Hainliğinden 5 yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Sadece 9 ay yatan Hitler bu süre içinde eğer iktidara gelmesi gerekiyorsa bunun zorla değil doğru strateji ile olacağına karar veriyor ve Nazi Propagandasını da bu süreçte şekillendiriyor. Hatta bu 9 ay içinde meşhur Mein Kampf kitabını da kaleme alıyor ve ırk temizliği ve Öjeni kavramını da propagandasının merkezine yerleştiriyor. Hatta yazdığı ancak yayımlanmayan ikinci bir kitabı da olan Hitler bu kitapta Spartalılarla ilgili şunları söylüyor:
“Sparta bana kalırsa ilk safkan devlettir. Hasta, zayıf ve özürlü çocukların öldürülmesi bana kalırsa günümüzün doğum kontrolü ve kürtaj adı verilen insanlık dışı uygulamalarından çok daha insancıl ve şefkatlidir. Kürtajla, doğum kontrolü ile gelecek nesilleri bozacak zayıf ırkları engelleyemezsiniz”.
Hapishaneden çıktıktan sonra mitinglerle bu anlayışı ve Alman ırkının üstün olduğunu halka da kabul ettiren Hitler sonunda ezici bir çoğunlukla iktidarın sahibi oluyor haliyle.
Ve Öjeni uygulamalarına hemen başlıyor. Bunun için 1933 yılında Kalıtsal Hastalıklara Sahip Nesillerin Önlenmesi Kanunu ile resmen başlatılmış oluyordu. Bu yasaya göre “Genetik Sağlık Mahkemesinin” oluşturduğu bir genetik hastalıklar listesine göre “ürememesi” gereken insanların doktorlar tarafından bildirilmesi gerekiyordu. Bu bildirimi yapmayan doktorlar ciddi şekilde cezalandırılıyordu. Bu yasa çıktıktan sonra yaklaşık 400.000 kişi zorla kısırlaştırılacaktı.
Kısırlaştırma bir süre sonra yetersiz ve yavaş bir yöntem olarak görülmeye başlanıyor tabi ki ve işleri ve “ırk temizliğini” hızlandırmak için Harheim Ötenazi Merkezi gibi kurumlar açılıyordu. “Ötenazi” dendiğine bakmayın. Bu merkezde de akıl sağlığı yerinde olmayan, genetik hastalıkları bulunan, engelli insanlar rızaları olmadan öldürülüyordu. Bu “ötenazi” uygulamaları ile 200.000 kişi öldürülecekti.
Daha sonra bildiğimiz Gaz Odaları kurulmadan önce hastalar bir otobüse konuluyordu ve egzoz gazının içeri verilmesi ile insanlar yasalar gereği “temizleniyordu”…
Sonrası ise Gaz Odaları, Toplama Kampları ve Öjeni kanunları ile birlikte türlü işkenceler, milyonlarca insanın öldürülmesi, yakılması, deneylere tabi tutulması… Hikayeyi biliyorsunuz…
Bunu halka kabul ettirirken de sürekli söylenen bir şey vardı… “Sağlıklı ve güçlü insanlar savaşlarda hayatını kaybederken işe yaramaz engelli ve hasta bireylerin yükünü neden onlar çekiyor?”
Ve en kötüsü de Evrim Teorisine kadar dayandırılan bu “Öjeni” uygulamalarının gayet bilimsel, doğru ve mantıklı olduğuna ülkece inanılıyordu…
Öyleyse...
Biz de bilimsel bakalım o zaman olaya isterseniz…
Öjeni yani insanların gen havuzunun iyileştirilmesi mümkün mü? Mümkün. Bu bilimsel olarak yapılabilir.
Ki bilim yapılsın ya da yapılmasın demez zaten. Bilim rasyoneldir. İyi ve kötü ayrımı yoktur bilimde. Bilimsel bakarsak evet bu tür uygulamalarla insan gen havuzu iyileştirilebilir.
Ama burada bilimin hiç alakası olmayan bir konu devreye girer. “Etik yani Ahlak Kuralları”…
Bir şeyin yapılabiliyor olması yapılması gerektiği anlamına gelmez!
Atomun parçalanması buna en güzel örnektir aslında. Bu sayede birçok inanılmaz bilimsel gelişmeye şahit olduk, oluyoruz… Ama atom bombaları, nükleer silahlarla da yüzbinlerce insanın öldürülmesine, şehirlerin yerle bir edilmesine de tanık olduk.
Burada kimse tutup bilimi, bu gelişmelere vesile olan bilim insanlarını suçlayamaz!
Öjeni de aynı şekilde. Mümkündür. Nasıl kullandığınız ise size kalmıştır.
  1. Dünya savaşından sonra insanlık dışı Öjeni uygulamaları neyse ki –kısmen- tarihe karışsa da 21. Yüzyılda yeni bir yüzle karşımıza çıkıyor gibi görünüyor.
Genetik Mühendisliği!
Öjeni uygulamaları ortadan kalkmış olsa da bu yaklaşım hala zihinlerde varlığını koruyor.
Örneğin Harvard psikoloji profesörlerinden Richard Herrnstein ve Charles Murray, birlikte yazdıkları “Çan Eğrisi: Zeka ve Amerikan Hayatındaki Sınıf Yapısı” adlı kitabta, şunları söylemiştir: “Suç işleyenlerde ve işsizlerde zeka düzeyleri, toplumun genel ortalamasına göre daha düşüktür. Zeka düzeyi düşük olan toplum kesimlerinde, doğurganlık oranı daha yüksektir. Zeka, eğitimle ve diğer çevresel faktörlerle değil de, daha ziyade kalıtımla ilgili olduğundan, bu durumda toplum, giderek daha düşük zekalılardan meydana gelecek dolayısıyla suç işlemenin ve işsizliğin önüne geçmek imkansızlaşacaktır…” “Toplumsal gruplar arasında zeka yönünden nasıl farklar varsa, ırklar arasında da farklar vardır: En zeki ırklar, Çinliler ve Japonlardır, onların hemen ardından Avrupalılar gelmekte, son sırada ise, oldukça düşük bir yüzdeyle Afrikalılar yer almaktadır…Eğer yoksullar yoksulsa bu her şeyden önce zenginlerden daha az zeki oldukları içindir. Onlara acıyabiliriz, ancak bu hiçbir şeyi değiştirmez. Sonuç olarak sosyal adalet programları savurganlıktan başka bir şey değildir. Üstelik yoksullar daha fazla çocuk yaptıkları için de kötü genlerin yayılmasına neden olurlar. Açıkça görülmektedir ki, eğer yoksul siyahlara yardıma son verilirse, her şey daha iyi olacaktır..”(Senin varya ********)
Burada bilimsel bakış açısını görebiliriz. Bu konuda da bir şey söyleyemeyiz. Ama buna “etik” gözlükleri ile bakarsak 1900’lerin Amerikasının, Nazi Almanyasının ölmediğini de çok rahatlıkla farkedebiliriz.
Ama sağduyulu bilim insanları ise haliyle bu bakış açısına karşı çok büyük bir savaş vermektedir. Bunun örneklerinden biri de Türkçeye DNA Doktrini olarak çevrilen Biology as Ideology isimli kitabın yazarı Richard Lewontin’dir.
Lewontin şöyle söylemektedir:
“Bilim insanları, yaşama bilim insanları olarak değil, ailenin, devletin, üretken bir yapının içindeki toplumsal varlıklar olarak başlar ve doğaya toplumsal deneyimlerinin şekillendirdiği bir mercekten bakarlar… Bilim, kendinden önceki Kilise gibi, her tarihsel devirde toplumun baskın değerleriyle görüşlerini yansıtan ve perçinleyen bir toplumsal kurumdur.”
Yani bilimi toplumdan, toplumu bilimden soyutlayamazsınız.
Bilimin ırkı, ülkesi, ideolojisi olmaz. Bilgi insanlığın nihai gücüdür. Toplumlar bu gücü iyi ve kötü amaçlar için kullanılır.
Buraya kadar okuduğunuz teşekkür ederim.
submitted by Nutra_ to AteistTurk [link] [comments]

kuzey yildizi ilk aska yeni bir oyuncu katildi

Show Tv ekranlarında Cumartesi akşamlarının sevilen eğlenceli dizisi Kuzey Yıldızı İlk Aşk’a yeni bir oyuncu dahil oldu. Armağan Oğuz dizide Bulut karakterini canlandıracak. Yeni sezon başlarken diziler arasında kıyasıya bir reyting yarışı başlamış durumda. Artık şu gün güçlü bu gün güçsüz sözlerinin olmadığı ve her günün adeta ateşe düşmüş gibi yandığı zamanlarda dizilerde bu yangından kendilerini kurtarabilmek için canla başla çalışıyorlar. Hikayeden, senaryoya, oyuncudan set ekibine kadar her noktanın çok değerli olduğu dizilerde hikayeye sonradan katılımlar her zaman bir strateji olarak gündeme gelmiştir. Ancak bu her zamanda tutmayabilir. Show Tv’nin geçtiğimiz sezon başlayan ve Süreç Film tarafından hazırlanan Cumartesi günlerini domine eden romantik komedi dizisi de yeni bir oyuncuyla kadrosunu güçlendiriyor. Kuzey Yıldızı İlk Aşk yeni bir oyuncuyla kadrosunu güçlendirirken aynı zamanda bu oyuncunun hikayesiyle de diziye yeni bir kriz daha sokmak istiyor. İşte Kuzey Yıldızı İlk Aşk’a katılacak yeni oyuncu ve onun hikayesi!
Yıldız’ın Okul Arkadaşı İşleri Karıştıracak! Cumartesi akşamlarının sevilen romantik komedi dizisi Kuzey Yıldızı İlk Aşk bu sezona oldukça iyi bir giriş yaptı. Geçtiğimiz sezonun başarılı yapımlarından Kuzey Yıldızı İlk Aşk bu sezon yayınlanan bölümlerinde reyting olarak oldukça iyi bir noktada bulunuyor. Oyuncu kadrosunda Aslıhan Güner, İsmail Demirci, Toygan Avanoğlu, Cezmi Baskın gibi oyuncuların yer aldığı diziye bu sezon Melis Sabah ile Ekin Su katılmıştı. Şimdi ise diziye yeni bir oyuncu dahil oldu. Başarılı oyunculardan Armağan Oğuz Kuzey Yıldızı İlk Aşk’ın kadrosuna Bulut karakteri olarak dahil oldu. Bulut karakteri dizide Yıldız karakterinin üniversiteden arkadaşı olarak dahil olurken diziye de yeni bir dinamizm getirecek. Bulut ile Yıldız arasındaki samimi ve sıcak ilişki Kuzey’i kıskançlığa iterken ikilinin büyük bir rekabet içinde olacağı belirtiliyor.
Armağan Oğuz Kimdir? Kuzey Yıldızı İlk Aşk’a Bulut karakteri olarak dahil olan başarılı oyunculardan Armağan Oğuz 11 Şubat 1984 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk orta ve lise eğitimlerinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi İstatistik Bölümünden mezun olmuştur. Bir dönem modellikte yapan oyuncu bu güne kadar pek çok yapımda rol almıştır. Son olarak Fi dizisinde rol alan oyuncunun şu ana kadar oynadı yapımlar şunlardır.
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]

GRRM - 2014 Söyleşileri

- "Gerçek hayatta iyiyle kötü arasındaki savaşın en zor yanı, hangisinin hangisi olduğunu belirlemektir... Geleneksel mutlu sonlara karşı içgüdüsel bir güvensizliğim var.”
- 1991'de bu fikri ilk aldığınızda, bunun sadece bir roman değil, birçok roman olduğunu biliyor muydunuz?
Bana gelen ilk sahne, ilk kitabın birinci bölümüydü, ulu kurt yavruları buldukları bölüm. Bu bana birdenbire geldi. Aslında farklı bir roman üzerinde çalışıyordum ve birden o sahneyi gördüm. Yazdığım romana ait değildi ama bana o kadar canlı geldi ki oturup yazmak zorunda kaldım ve bunu yaptığımda ikinci bir bölüm oldu ve ikinci bölüm Catelyn'di. Ned'in yeni döndüğü ve kralın öldüğü mesajını aldığı bölüm ve bu da bir tür farkındalıktı çünkü ilk bölümü yazarken gerçekten ne olduğunu bilmiyordum. Bu kısa bir hikaye mi? Bu bir romanın bölümü mü? Hepsi bu Bran denen çocukla mı ilgili olacak?Ama sonra, ikinci bölümü yazdığımda ve bakış açımı değiştirdiğimde - tam orada, tam başında, Temmuz 91'de önemli bir karar verdim. Tek bir bakış açısına sahip olmaktansa ikinci bir bakış açısına gittiğim dakika, kitabı çok daha büyük yaptığımı biliyordum. Şimdi iki bakış açım vardı ve iki tane elde ettiğinizde, üç, beş veya yedi veya her neyse olabilir. Üç ya da dört bölüm içinde olduğumda bile, büyük olacağını biliyordum.
Başlangıçta, bir üçleme düşündüm ve nihayet piyasaya sürdüğümde, bu şekilde sattım.Üç kitap: A Game of Thrones, A Dance With Dragons, Winds of Winter. Bunlar üç orijinal başlıktı ve üç kitap için kafamda bir yapı vardı. O zamanlar, doksanlı yılların ortalarında fanteziye, altmışlardan beri olduğu gibi üçlemelerin egemenliği altındaydı. Yayıncılığın o küçük ironilerinden birinde Tolkien aslında bir üçleme yazmadı. Yüzüklerin Efendisi adlı uzun bir roman yazdı. Ellili yıllardaki yayıncısı, "Bu tek bir roman olarak yayımlanamayacak kadar uzun. Onu üç kitaba ayıracağız" dedi. Böylece üçlemeyi elde etti, Yüzüklerin Efendisi o kadar büyük bir başarıya dönüştü ki yirmi yıldan fazla bir süredir diğer tüm fantezi yazarları üçleme yazıyordu. Bu kalıbı kararlı bir şekilde kıran, sanırım bir üçleme olarak da başlayan, ancak hızla ötesine geçen The Wheel of Time ile Robert Jordan'dı ve insanlar şunu görmeye başladı, "Hayır, daha uzun. Esasen bir mega romanınız olabilir! " Ve nihayetinde ben de aynı farkındalığa ulaştım, ancak '95'e kadar, A Game of Thrones'da zaten bin beş yüz el yazması sayfam olduğu ve sonuna kadar bile yaklaşmadığım ortaya çıktığında... Böylece benim üçlemem o noktada dört kitap oldu. Sonra, daha sonraki bir noktada, altı kitap oldu. Ve şimdi yedi kitapta sabit tutuyor.
İnşallah yedi kitapta bitirebilirim.
Büyük, biliyor musun? Ve gerçek şu ki, bu bir üçleme değil.Uzun bir roman. Gerçekten çok uzun bir roman. Bu bir hikaye ve hepsi bittiğinde, bir kutu setine koyacaklar ve bundan yirmi yıl sonra ya da bundan yüz yıl sonra hala okuyan biri varsa, hepsini birlikte okuyacaklar. Başından sonuna kadar okuyacaklar ve benim yaptığım gibi, hangi kitapta neler olduğunu unutacaklar.
- Kışyarı'nda geçen sahneleri yazarken ve birdenbire tamamen farklı bir konumla Daenerys sahnesine sahip olurken, sizin için büyük bir değişim miydi?
Oldukça erken bir tarihte, 91 yazında Daenerys'e ait şeyler vardı. Onun başka bir kıtada olduğunu biliyordum. Sanırım o zamana kadar zaten bir harita çizmiştim - ve üzerinde değildi. Westeros olarak anılacak tek kıtanın haritasını çizmiştim ama o sürgündeydi ve bunu biliyordum ve bu yapıdan bir nevi ayrılıştı. Kitabın başlangıç ​​yapısı açısından Tolkien'den ödünç aldığım bir şey. Yüzüklerin Efendisine bakarsanShire'da her şey Bilbo'nun doğum günü partisiyle başlar. Çok küçük bir odağınız var. Kitabın hemen başında Shire'ın bir haritası var - bunun tüm dünya olduğunu düşünüyorsunuz. Ve sonra onun dışına çıkarlar. Kendi içinde epik görünen Shire'ı geçerler ve sonra dünya büyüyor, büyüyor ve büyüyor... Ve sonra daha fazla karakter eklerler ve sonra bu karakterler ayrılır. Esasen oradaki ustaya baktım ve aynı yapıyı benimsedim. Taht Oyunları'ndaki her şey Kışyarı'nda başlar. Orada herkes bir aradadır ve sonra daha fazla insanla tanışırsınız ve nihayetinde ayrılırlar ve farklı yönlere giderler. Ancak bundan ilkinden ayrılan, her zaman ayrı olan Daenerys'ti. Sanki Tolkien, Bilbo'ya sahip olmanın yanı sıra, kitabın başından beri ara sıra bir Faramir bölümüne atılmış gibi.
- Aslında Daenerys, Kışyarı’na (sahnelerine) bağlıydı çünkü onun ailesine olanlar hakkında konuşulduğunu okuduk.
Örtüşmeler görüyorsunuz. Daenerys evlenir ve Robert, Daenerys'in yeni evlendiği raporunu alır ve buna ve yarattığı tehdide tepki verir.
- Çok güçlü ters dönüşleriniz var, okuyucunun dengesini bozuyorsunuz. Önceleri Sword in the Stone bölgesinde olduğunuzu düşünebilirsiniz, kitabın dönüşeceği halini düşünebilirsiniz; örneğin kahramanın Bran olduğunu düşünebilirsiniz ama sonra sizinle okuyucu arasında hilekar bir oyuna dönüşmüş gibi...
Sanırım okumak istediğini yazıyorsun. Bayonne'de çocukluğumdan beri okurdum, doymak bilmez bir okurdum. "George, burnu kitapta" diye seslenirlerdi. Bu yüzden hayatımda birçok hikaye okudum ve bazıları beni çok derinden etkiledi; diğerlerini ben onları yere koyduktan beş dakika sonra unuttum. Gerçekten takdir etmeye başladığım şeylerden biri, benim kurgumda bir tür öngörülemezlik. Beni nereye gittiğini gördüğüm bir kitaptan daha çabuk sıkan hiçbir şey yok. Siz de okudunuz. Yeni bir kitap açarsınız ve ilk bölümü, belki ilk iki bölümü okursunuz ve geri kalanını bile okumanıza gerek kalmaz. Tam olarak nereye gittiğini görebilirsiniz. Sanırım ben büyürken ve televizyon seyrederken bunun bir kısmını aldım. Annem olayların nereye gittiğini her zaman tahmin ederdi, ister I Love Lucy ister onun gibi bir şey olsun. "Pekala, bu olacak" derdi. Ve tabii ki, olur! Ve hiçbir şey daha hoş değildi, farklı bir şey olduğunda aniden bir şaşırırdı, twsit haklı olduğu sürece.
Bir anlam ifade etmeyen gelişigüzel dönüşler yapamazsınız. İşlerin takip etmesi gerekiyor. Sonunda "Aman Tanrım, bunun olacağını görmedim ama önceden haber verildi; burada bir ipucu vardı, orada bir ipucu vardı. Onu görmeliydim geliyor. " demelisiniz ve bu benim için çok tatmin edici. Bunu okuduğum kurguda ararım ve kendi kurguma yerleştirmeye çalışırım.
- Bran'ın itilmesi gibi, bunu da önceden haber veriyorsunuz, böylece okuyucu aldatılmış hissetmez. Kızıl Düğün de aynı.
Kurgu ve yaşam arasında her zaman bir gerilim vardır. Kurgu, hayattan daha fazla yapıya sahiptir. Ama yapıyı saklamalıyız. Sanırım yazarı saklamalıyız ve bir hikayeyi gerçekmiş gibi göstermeliyiz. Çok fazla hikaye çok yapılandırılmış ve çok tanıdık. Okuma şeklimiz, televizyon izleme şeklimiz, sinemaya gitme şeklimiz, hepsi bize bir hikayenin nasıl gideceğine dair belirli beklentiler verir. Gerçek hikayeden tamamen bağımsız olan nedenlerle bile. Sinemaya gidiyorsun, büyük yıldız kim? Tamam, Tom Cruise yıldızsa, Tom Cruise ilk sahnede ölmeyecek, biliyor musun? Çünkü o yıldız! Geçmesi gerekiyor. Veya bir TV şovu izliyorsunuz ve adı Castle. Castle karakterinin oldukça güvenli olduğunu biliyorsunuz. Önümüzdeki hafta ve sonraki hafta da orada olacak.
İdeal olarak bunu bilmemelisin. Duygusal katılım, bir şekilde bunu aşabilirsek daha büyük olurdu. Yani yapmaya çalıştığım şey bu, biliyor musun? Bran, önsözden sonra tanıştığınız başlıca karakterlerden ilki. Yani "Oh, tamam, bu Bran'ın hikayesi, Bran burada bir kahraman olacak" diye düşünüyorsunuz. Ve sonra: Hata! Orada Bran'a ne oldu? Hemen kuralları değiştiriyorsunuz. Ve umarım bu noktadan sonra okuyucu biraz belirsizdir. “Bu filmde kimin güvende olduğunu bilmiyorum.” Bunu dedirtmek gerekir. Ve insanlar bana “Kitaplarda kimin güvende olduğunu asla bilemiyorum. Asla rahatlayamam. " dediğinde bunu seviyorum. Bunu kitaplarımda istiyorum. Ve bunu okuduğum kitaplarda da istiyorum. Her şeyin olabileceğini hissetmek istiyorum. Alfred Hitchcock bunu yapan ilk kişilerden biriydi, en ünlüsü Psycho'da. Psycho'yu izlemeye başlıyorsun ve onun kahraman olduğunu düşünüyorsun. Öyle mi? Onu sonuna kadar takip ettin. O duşta ölemez!
- Ned korucunun kafasını kestiğinde belirsizliğe erken işaret edersin ama o yanılıyor. Kesin değil. Ve hatta Jaime Lannister, Bran'ı pencereden dışarı ittiği sahneden sonra Tyrion ile dostça bir ilişki kurar. Onun başka bir yanını görüyorsunuz.
Gerçek insanlar karmaşıktır. Gerçek insanlar bizi şaşırtıyor ve farklı günlerde farklı şeyler yapıyorlar. Santa Fe'de birkaç ay önce satın alıp yeniden açtığım küçük bir tiyatrom var. Bazı yazar etkinlikleri düzenliyoruz. Birkaç hafta önce bir imza için Pat Conroy vardı. Harika yazar, harika Amerikalı yazarlarımızdan biri. Ve kariyerinin çoğunu babası hakkında bu kitapları yazarak geçirdi. Bazen anı olarak, bazen kurgu olarak atılıyor, ancak babasıyla olan sorunlu ilişkisinin, ona farklı bir isim ve farklı bir meslek verdiğinde ve tüm bunlara rağmen baktığını görebilirsiniz. Her ne şekilde olursa olsun, Pat Conroy’un babası Büyük Santini karakteri, modern edebiyatın en büyük karmaşık karakterlerinden biridir. O çirkin bir tacizci, çocuklarını terörize ediyor, karısını dövüyor, ama aynı zamanda bir savaş kahramanı, bir dövüşçü ve tüm bunlar. The Prince of Tides'daki karakter gibi bazı sahnelerde, bir kaplan satın aldığı ve bir benzin istasyonu açmaya çalıştığı ve işler ters gittiği, neredeyse bir Ralph Kramden komik adamıdır. Bunu okuyorsun ve hepsi aynı adam ve bazen ona hayranlık duyuyorsun ve bazen ona karşı nefret ve tiksinme hissediyorsun ve oğlum, bu çok gerçek. Hayatımızdaki gerçek insanlara bazen böyle tepki veririz.
- Kitaplarınızda kadınlar güçlüdür.
Ama ataerkil bir toplumda mücadele ediyorlar, bu yüzden her zaman üstesinden gelmeleri gereken engeller var ki bu gerçek orta çağların hikayesiydi. Aquitane'li Eleanor gibi güçlü bir kadına sahip olabilirsiniz, iki kralın karısı olabilirdi ve yine de kocası, sırf ona kızdığı için onu on yıl hapse atabilirdi. Farklı zamanlardı ve bu bir fantezi dünyası, bu yüzden daha da farklı.
- Sonunda hangi strateji işe yarayacak?
Bu (hikayeyi) söylemek olurdu. Görmek için sonuna kadar gitmelisin.
- Karakterleriniz için, Jaime'nin Brienne of Tarth ile seyahat etmesi gibi harika ters karakterleriniz var. Tazı ile Arya gibi başka eşleşmeler de var. Bilinçli olarak ters karakter mi yaratıyorsunuz?
Drama çatışmadan ortaya çıkıyor, bu yüzden birbirinden çok farklı iki karakteri bir araya getirip geride durup kıvılcımların uçuşunu seyretmeyi seviyorsunuz. Bu size daha iyi diyalog ve daha iyi durumlar kazandırır.
- Tyrion için Joffrey’in ölümü işleri daha iyi yapmaz, işleri daha da kötüleştirir. Tyrion'un başı büyük belada ve tüm seri boyunca bir noktaya değinmeye çalıştığım bir şeyi kanıtlıyor: Kararların sonuçları var. Robb, Frey Hanesi'ne sözünü tutmaz ve Frey’in kızlarından biriyle evlenmezse, bunun onun için korkunç sonuçları olur. Tyrion’un sorunlarından biri de geveze olmasıydı. Serinin başından beri bir şeyler söylüyor, Cersei'ye bu üstü kapalı tehditler - "Bir gün bunun için seni alacağım, bir gün neşen ağzında küle dönecek." Şimdi, tüm bu açıklamalar onu gerçekten suçlu gösteriyor.
Sanırım katilin amacı, bunu başka bir Kızıl Düğün haline getirmek değil - Kızıl Düğün çok açık bir şekilde cinayet ve kasaplıktı. Bence Joffrey’in ölümüyle ilgili fikir, onu bir kaza gibi göstermekti - birisi kutlama yapıyor, Heimlich manevrasını icat etmemişler, bu yüzden birisi boğazına yemek taktığında, bu çok ciddidir. Bunu biraz İngiltere Kralı Stephen'ın oğlu Eustace'in ölümüne dayandırdım. Stephen, tacı kuzeni İmparatoriçe Maude'dan gasp etmişti ve uzun bir iç savaşla savaştılar ve anarşi ile savaş ikinci nesle aktarılacaktı çünkü Maude'un bir oğlu, Henry ve Stephen'ın bir oğlu vardı. Ama Eustace bir ziyafette boğularak öldü. İnsanlar hala bin yıl sonra tartışıyorlar: Boğuldu mu yoksa zehirlendi mi? Çünkü Eustace'i ortadan kaldırarak İngiliz iç savaşını sona erdiren bir barış getirdi. Eustace’ın ölümü [tesadüfi olarak] kabul edildi ve bence buradaki katillerin umduğu şey buydu - tüm krallık Joffrey’in bir parça turta üzerinde boğulup öldüğünü görecek. Ama güvenmedikleri şey, Cersei’nin bunun cinayet olduğuna dair acil varsayımıydı. Cersei bir an bile buna kanmadı. Bunun kaza sonucu bir ölüm olduğuna inanmıyor. Sahnenin çekildiğini gördünüz, boğulma ihtimali olduğu için mi karşımıza çıkıyor yoksa zehirlendiği çok açık mı?
- Neden “Buz ve Ateş Şarkısı” romanlarınıza tecavüz veya cinsel şiddet olaylarını dahil ettiniz? Bu sahnelerle daha büyük hangi temaları ortaya çıkarmaya çalışıyorsunuz?
Bir sanatçının gerçeği söyleme yükümlülüğü vardır. Romanlarım epik fantezi ama tarihten ilhama dayanıyorlar. Tecavüz ve cinsel şiddet, eski Sümerlerden günümüze kadar yapılan her savaşın bir parçası olmuştur. Onları savaşa ve güce odaklanan bir anlatımdan çıkarmak, temelde yanlış ve sahtekârlık olurdu ve kitapların temalarından birini baltalardı: insanlık tarihinin gerçek dehşetinin orklardan ve Kara Lordlardan değil, bizden kaynaklandığı... Biz canavarlarız. (Ve kahramanlar da). Her birimizin kendi içinde büyük iyilik ve büyük kötülük kapasitesi vardır.
- Kitapların bazı eleştirmenleri, bu tür sahnelerin Westeros dünyasının genellikle karanlık ve ahlaksız bir yer olduğunu göstermesi amaçlansa bile, romanların seyri boyunca bu anlara aşırı bir güven duyulduğunu ve belirli bir noktada olduklarını söylediler, artık şok edici değil ve heyecan verici hale geliyor. Bu eleştiriye nasıl yanıt veriyorsunuz?
Westeros'un "karanlık ve ahlaksız bir yer" olduğu fikrine itiraz etmeliyim. Burası Disneyland Orta Çağları değil, hayır ve bu oldukça kasıtlı ... ama kendi dünyamızdan daha karanlık veya ahlaksız da değil. Tarih kanla yazılır. Cinsel veya başka türlü "Buz ve Ateşin Şarkısı" ndaki vahşet, herhangi bir iyi tarih kitabında bulunabileceklerle karşılaştırıldığında soluk kalır.
Bazı cinsel şiddet sahnelerinin heyecan verici olduğu eleştirisine gelince, bana bu eleştirmenler hakkında kitaplarımdan daha çok şey söylüyor gibi geliyor. Belki onlar bazı sahneleri heyecan verici bulmuşlardır. Okuyucularımın çoğu, sanırım onları amaçlandığı gibi okudu.
Yazar olarak kariyerimin en başından beri felsefemin "göster, söyleme" felsefesi olduğunu söyleyeceğim. Kitaplarımda ne olursa olsun, eylemi özetlemek yerine okuyucuyu bunun ortasına koymaya çalışıyorum. Bu, canlı duyusal ayrıntılar gerektirir. Mesafe istemiyorum, seni oraya koymak istiyorum. Söz konusu sahne bir seks sahnesi olduğunda, bazı okuyucular bunu son derece rahatsız buluyor… ve bu cinsel şiddet sahneleri için on kat daha doğru.
Ama olması gerektiği gibi. Bazı sahneler rahatsız edici, rahatsız edici ve okunması zor olabilir.
- Martin, HBO şovunda yapılan küçük değişikliklerin daha sonra oradaki hikaye üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olacağı hakkında biraz konuşuyor. TV yapımcılarının yaptığı seçimleri kontrol etmediğini bize bildirdiğinizden emin oldu.
- Robert’s Rebellion hakkında bir kitap yazacak mısın?
"Muhtemelen değil." Sonraki iki kitapta Robert’s Rebellion’a daha çok geri dönüşler ve imalar olacak. "Bu serinin sonunda olan her şeyi öğreneceksin". Bununla ilgili bir kitap o zaman çok ilginç olmazdı.
- Bize bir warg ejderha binicisi hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Bir ejderhayı warglayan birinin geçmişte emsali yoktur. Ejderha ve binici arasındaki efsanevi bağın zengin bir tarihi var. Çok uzaklardan (hmm) bile sürücülerine yanıt veren ejderhaların gerçek ve çok güçlü bir bağ olduğunu gösteren örnekler olmuştur. Bununla ilgili daha çok şey öğreneceğiz. Okumaya devam edin.
- ASOIAF’taki en favori alıntınız nedir?
Tek bir tane yok ama Septon Meribald’ın savaş hakkında yaptığı konuşmayı seviyorum.
- Kendinizi kitaplarda hangi karakter olarak görüyorsunuz? İçinde en çok hangi karakter var?
Tyrion demek isterdim ama bu gerçekten Samwell Tarly. Tyrion daha çok aksiyon alıyor, daha çok yatıyor (kahkahalar) ama ben daha çok Sam gibiyim.
- Bir kitap okuyucu olarak, şovdaki benzer durumu izlemeden önce bunu okumak çok tatmin ediciydi (Arya, show’da Polliver'ı öldürürken Lommy'den söz ediyor, kitaplarda Raff). Bahsettiğiniz gibi, şov içeriğini kontrol edemezsiniz. Sezon 5'e doğru ilerlerken böyle açıklamaların önünde kalmak için daha fazla bölüm yayınlamayı planlıyor musunuz? Ayrıca Arya, o bölümde beklediğimizden çok daha yaşlı görünüyor. “Mercy”, gelecekte Dans'ın sonundan itibaren bir yıldan fazla mı oluyor yoksa sadece Arya'nın her zaman yaşından büyük görünmesi mi meselesi mi?
- [Martin'den büyük bir sessizlik]. Bu bölüm yaklaşık on yıl önce yazılmıştı ve önce Ziyafet'in sonunda olması gerekiyordu, ardından Dans'ın sonuna dahil edilmişti ama bir sondan çok bir başlangıç ​​gibi görünüyor, bu yüzden epey hareket etti. Çocukların biraz büyüyebilmesi için kitaplarda olması gereken beş yıllık boşluğun da bir parçasıydı. Bu, Arya ve Bran gibi karakterler için işe yaradı, ancak Jon Snow veya diğerleri için hiç işe yaramadı. Beş yıl önce Gece Nöbetçileri'nin Lord Kumandanı oldum. O zamandan beri pek bir şey olmadı… ”(kahkahalar). Arya'yı şimdiki yaşına geri getirmek için o bölümde biraz çalıştım. Orada zaman aralığı yok (hikaye dizisinde tam olarak ne zaman geldiğini söylemiyor). Unutmayın, bu bir önizleme bölümüdür, yine de geri dönüp yayınlanmadan önce üzerinde yeniden çalışabilirim.
[Sorum bu olduğu için tahmin ettiğime eminim ama Martin, Arya'nın yaşının burada bir sorun gibi göründüğünü biraz düşünmüş görünüyor. Bir çeşit, "O lanet bölümü bir daha yeniden yazmayacağım." 5. sezondan önce daha fazla önizleme bölümü yayımlayıp yayımlamayacağına dair gerçek bir yorum ve gösteriye neyin girileceğini kontrol etmediğine dair başka bir hatırlatma yok.]
- Tyrion babasıyla yüzleşmek için gittiğinde, ne yapacağını düşünüyor? Onunla sadece sohbet mi ediyorsun?
O noktada bunu düşündüğünü sanmıyorum. O sırada sefilleri oynuyor. Her şeyini kaybetti. Güvenli bir yere kaçırılacak ama orada ne yapacak? Lannister Hanesi'ndeki yerini kaybetti, saraydaki yerini kaybetti, tüm altınını kaybetti - bu, hayatı boyunca onu ayakta tutan tek şeydi. Cüce olmanın dezavantajları ne olursa olsun, şövalye olmak için gerekli fiziksel yetenekleri yoktu, ancak eski ve güçlü bir ismin ve bir şeyler satın almak isteyebileceği tüm altının büyük avantajına sahipti. Bronn gibi takipçileri ve onu savunmak için diğer insanları... Şimdi tüm bunları kaybetti ve aynı zamanda, kayıtsız şartsız sevdiği ve her zaman onun yanında olduğu tek kan bağı Jamie'nin hayatının bu travmatik olayında, nihai ihanette rol oynadığını öğrendi. O kadar incindi ki diğer insanları incitmek istiyor ve Shae'nin kendisine söylediği hesaptan nerede olduğunu anladığı ve bu merdivenin bir zamanlar onun olan bir oda olduğunu bildiği bir heves anı, şimdi babası ondan gasp etti. Bu yüzden babasını görmek için yukarı çıkıyor ve oraya vardığında ne söyleyeceğini ya da yapacağını bildiğini sanmıyorum ama - bir kısmı bunu yapmaya mecbur hissediyor. Ve tabii ki sonra Shae'yi orada buluyoruz, bu onun için ek bir şok, karnındaki ek bir bıçak.
Bence bazen insanlar çok zorlanıyor, bazen insanlar kırılıyor. Ve bence Tyrion zirve noktasına ulaştı. Cehennemden geçti, defalarca ölümle yüz yüze geldi ve gördüğü gibi bakmaya çalıştığı, onayını kazanmaya çalıştığı tüm insanlar tarafından ihanete uğradı. Hayatı boyunca babasının onayını almaya çalışıyordu. Ve şüphelerine rağmen, Shae'ye aşık oldu, kalbini ona vermesine izin verdi. Artık yapamayacağı bir noktaya ulaşır. Sanırım iki eylem, birbirlerinin anlarında gerçekleşse de oldukça farklı. Lord Tywin'e öfkeliydi çünkü ilk karısı ve ona olanlar hakkındaki gerçeği öğrendi ve Tywin ona fahişe demeye devam ediyor - Lord Tywin'in mantığına göre... Lord Tywin, Tyrion'u sevmediği için kimsenin Tyrion'u sevemeyeceğine inanıyor. Demek ki cüceyi Lannister olduğu için yatağına yatırmaya çalışan alt sınıftan bir kız olduğu açık, böylece leydi olabilir, parası olabilir ve bir şatoda yaşayabilir. Yani temelde bir fahişe olmaya eşdeğer - statüye sahip olduğu için ona bayılıyor ve Tyrion'a bu konuda bir ders vermeye çalışıyor. Ve böylece yarasına tuz dökmeye benzeyen "fahişe" kelimesini kullanmaya devam etti ve Tyrion ona bunu yapmamasını, o kelimeyi bir daha söyleme dedi. Ve o kelimeyi tekrar söyledi ve o anda, Tyrion'un parmağı tetiğe bastı.
Shae ile bu çok daha kasıtlı ve bazı yönlerden daha acımasız bir şey. Bu anlık bir hareket değil, çünkü onu yavaşça boğuyor ve kadın kurtulmaya çalışıyor, kavga ediyor. İstediği zaman bırakabilirdi ama öfkesi ve ihanet duygusu o kadar güçlü ki bitene kadar durmuyor ve bu muhtemelen şimdiye kadar yaptığı en kara eylemdi. Lord Tywin'in yaptığı küçük gösteriden sonra onu terk ederek ilk karısına yaptığı şey ve onun ruhunun büyük suçu bu... Şimdi Westeros standartlarına göre, bu hiç de suç sayılmaz - "Yani bir lord, bir fahişeyi öldürdü, sorun değil." Bunun için, düşük doğumlu kadınlara, fahişelere ve meyhane fahişelerine hor gören, onları kullanan ve atan diğer lordlardan ve şövalyelerden daha fazla cezalandırılması olası değildir. Bu dünya için bir şey değil ama yine ona musallat olacak bir şey olsa da babasını öldürme eylemi sonsuza dek arkasını olmayacak bir şeydi çünkü hiçbir insan bir akraba katili kadar lanetli değildir.
Tywin, Shae'yi biliyordu. Muhtemelen onun, açıkça “o fahişeyi saraya getirmeyeceksin” dediği ve Tyrion'un ona tekrar meydan okuduğunu ve o fahişeyi saraya çıkardığını söylediği aynı kamp takipçisi olduğunu anladı. Burada tam olarak ne olduğuna gelince, bu gerçekten konuşmak istemediğim bir şey çünkü hala açıklayamadığım ve daha sonraki kitaplarda açıklanacak yönleri var. Ancak tüm bunlarda Varys'in rolü de dikkate alınması gereken bir konudur. Kitaplardaki Shae, Tyrion hakkında başka bir john(?) kadar umursamayan, kampı takip eden, manipülatif bir fahişedir ama o, küçük bir genç seks kedisi gibi, tüm fantezilerini besleyen çok uyumludur; o gerçekten sadece para ve statü için yaşıyor. O, Tywin'in Tyrion’un ilk karısının aslında olmadığını düşündüğü her şeydir.
- Ona ilham veren Frost şiiri dünyanın sonu hakkındadır ve bu, Martin'in icat ettiği evrenin yedinci kitabın sonunda sıcak ya da soğuk ya da muhtemelen her ikisi ile yok olması gerektiğini ima ediyor gibi görünüyor.
Yazar kıkırdıyor: "Bu konuda yorum yapmayacağım. Bunun için iki kitap için endişelenebilirsin. Ama tüm insanların ölmesi gerektiği doğru."
- Web sitelerinde görünen birçok hayran teorisi sorulduğunda Martin şunları söyledi: "Bu konuyla boğuştum, çünkü okuyucularımı şaşırtmak istiyorum. Bir okuyucu olarak öngörülebilir kurgudan nefret ediyorum, öngörülebilir kurgu yazmak istemiyorum. "Okuyucumu şaşırtmak ve memnun etmek ve onları geldiğini görmedikleri yönlere götürmek istiyorum ama planları değiştiremem. 90'lı yıllarda ilk fan panolarını okumamın ve durmamın nedenlerinden biri de bu. Birincisi, zamanım yoktu, ancak iki konu tam da bu. O kadar çok okuyucu kitapları o kadar dikkatle okuyordu ki bazı teoriler ortaya atıyorlardı ve bu teorilerin bazıları eğlenceli boğalar ve yaratıcı olsa da, teorilerin bazıları haklı. En az bir veya iki okuyucu, kitaplara yerleştirdiğim ve doğru çözüme ulaştığım son derece ince ve belirsiz ipuçlarını bir araya getirmişti. Öyleyse ne yapmalıyım? Değiştiriyor muyum? Bu konuyla boğuştum ve bunu değiştirmenin bir felaket olacağı sonucuna vardım çünkü ipuçları vardı. Bunu yapamazsın, o yüzden ben devam edeceğim.”
- "Kurtlar, Amerika'nın soyundan gelen ve binlerce yıl öncesine dayanan Avrupa folklorunun bir parçasıdır. Roma, Romulus ve Remus'ta - kurtlar ve insanlar arasında her zaman bu ilişki vardır." Bu ilişki Martin'in dizisinde defalarca görülüyor ve Martin'in son iki kitap sonunda piyasaya sürülürken devam edeceğini söyleyeceği bir şey. Özellikle Arya'nın kurdu Nymeria önemli bir rol oynayacak. "Biliyor musun, bir şeyler hakkında bilgi vermekten hoşlanmam." diyor Martin, yüzüne yayılan bir gülümsemeyle. "Ama kullanmayı düşünmediğiniz sürece dev bir kurt sürüsünü duvara asamazsınız."
- İşinize aşina olmayanlar için dizi hayali bir dünyada geçiyor. Krallığın kontrolü için bir mücadele var. Bu hanedan savaşı, esasen üç ana olay örgüsünden biridir. Bu tür insanüstü karakterleri içeren başka olay örgüsü satırları da var ve sonra eski tahtının geri dönüşünü arayan sürgün Targaryen kızı var. Neden bu üç ana olay örgüsü?
- Tabii ki uzakta olan iki şey var - Sur’un kuzeyindeki şeyler (Diğerleri) ve sonra diğer kıtada ejderhalarıyla Targaryen var - elbette "Buz ve Ateşin Şarkısı" başlığının buz ve ateşi. . " Yedi krallığın başkenti olan King's Landing'de ortada meydana gelen merkezi şeyler, çok daha fazlası tarihi olaylara ve tarihi kurguya dayanıyor. Güllerin Savaşları'ndan ve 100 Yıl Savaşları etrafındaki diğer bazı çatışmalardan gevşek bir şekilde alınmıştır, ancak elbette fantastik bir twist ile. Biliyorsunuz, başladığım dinamiklerden biri, King's Landing'deki yedi krallık içindeki küçük güç mücadeleleri tarafından bu kadar tüketilen insanlardı - kim kral olacak? Küçük Konsey'de kimler olacak? Politikaları kim belirleyecek? - krallıklarının çevresinde çok uzakta meydana gelen çok daha büyük ve daha tehlikeli tehditlere karşı körler...
Ve tabii ki, bunu tarih boyunca görebilirsiniz. Tarihte yer alan ortak bir dinamiktir. Biliyorsunuz, Yunan şehir devletleri, İsa'nın doğumundan önce, biliyorsunuz, Makedonyalı Philip hepsini fethetmek için ordularını oluştursa bile birbirleriyle kavga ediyorlar ama bunu modern zamanlarda bile görüyorsunuz, biliyorsunuz - Fransa'nın Üçüncü Cumhuriyet döneminde, Nazi tehdidi yükselirken siyasi mücadeleleri... Ancak Fransız siyasetçiler neredeyse Nazilerle arkadaş olmayı tercih ediyorlardı. Ve belki modern gündeki derslerimiz de. Kim bilir? Demek istediğim, şu anda dünyamızda iklim değişikliği gibi şeyler oluyor, bu, nihayetinde tüm dünya için bir tehdit. Ama insanlar onu politik bir futbol yerine kullanıyorlar, bilirsiniz… Herkesin bir araya geleceğini düşünürsünüz.
Bu, muhtemelen insan ırkını yok edebilecek bir şey. Bu yüzden, özellikle modern zaman meselesine değil, kitabın yapısıyla ilgili genel bir şey olarak bir analog yapmak istedim.
- Kitapta ( Buz ve Ateşin Dünyası) ipuçları bulmayı uman hayranlar için bir soru kalıyor: Tarih tekerrür eder mi? Martin’in arsız yanıtı: “Yankılanan bir evet ve hayır. Biraz belki. "
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]

Bursa SEO Alanında En iyi 3 Firma

ARAMA MOTORU OPTİMİZASYONU
BURSA SEO
Eğer Google SEO ’da görünür olmazsanız, sektörel pazarınızda payınız oldukça düşük demektir. SEO Uzmanı Bursa stratejistlerimiz ile sizlere bunu nasıl düzeltebileceğinizi göstermek için burada hazırız. Bursa SEO Hizmetleri
Hizmet verdiğimiz markanın ihtiyaçlarını ve önceliklerinin farklı olduğunu ele alırsak, standart Bursa SEO Servis analiz sürecinden bahsedemeyiz. SEO Bursa analizi sürecine başlarken, markanıza yaptığımız başlangıç toplantısında tüm ihtiyacı anlayacak doğru sorular ile, hızlı katkı sağlayacak işleri önceliklendirerek bir proje planı oluşturuyoruz.
BURSA SEO UZMANI : Ali SAYGISEVER
Kaynak : https://medium.com/@bursaseouzmani/bursa-seo-alan%C4%B1nda-en-iyi-3-firma-39d079e66c2f
submitted by bursa_seo to u/bursa_seo [link] [comments]

Google Haritalarda Yükselme ilk Sırada Çıkmak

Sınırlı bir bütçeniz varsa, bir web sitesi oluşturun ve çalıştırın. Bu web sitesini Google'ın ilk sayfalarından kaldırmanız yorucu olabilir. Bu amaçla, Google'ı çok basit ve kullanımı kolay bir işletme hesabını yönetmek için kullanabilirsiniz. Google, bölgesel olarak büyümek, ücretsiz bir web sitesi kurmak ve müşterilerinize ulaşmak için en kolay ve en kolay yolumdur. Google My Business olarak da bilinir. Bunun, tekrar kar sayan küçük işletme sahipleri için gerekli olduğunu söyleyebiliriz. Bu, özellikle işletme hesaplarını aktif olarak kullanan herhangi bir şirket için çok doğru ve yüksek bir müşteri getirisidir. Bir hesap acıyorsa ve ilgilenmiyorsanız, işletmenizin kart grafiklerini yukarı taşıma şansı çok düşüktür. Bu hesapları öncelikle Google Harita' reklam vermek için yönetmelisiniz. Etkin bir zil sesi hesabı, zaman içinde konumunuzu iyileştirerek sizi ödüllendirecektir.
Google Haritalar'a gitmek için kolay bir yöntem yok gibi görünüyor. SEO iş listelerinde yerinizi hemen artıracak bir yöntem de yoktur. Bilmeniz gereken en önemli şey, My Busines hesabınızı aktif olarak kullanarak ve kalan zamanı bırakarak doğru adımları takip etmektir. "Sevgili öğretmenim, Google Harita kullanmak istiyoruz. Siz çalıştınız ve bunu yaptığınızda kalktınız. 50 yorum ve 100 yıldız yaptık, ama birincinin zirvesinde değildik. Bana yardım et" Elbette sana yardım edelim. Öğrendiklerinizi düzelterek başlayalım. İlk olarak, rakiplerinizin harita konumlarını listelemek için bu yöntemi kullanamazsınız. Bu tür işleri yapıyorlar mı? Hayır, bu tür kısa süreli çalışmalar şu anda mümkün değildir.

Rakiplerinizin harita konumlarını aşmasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Şirketinizi bulamıyor musunuz? Bilgilerinizi girin ve güncelleyin
İşletmenizi önce Google Harita bulamıyorsanız, hesabınıza giriş yapın. Gerekli öğeleri tamamlayın ve onay için bekleyin. Hesabınızdaki eksiklikleri giderin. İstediğiniz tüm bilgileri girin. Kategorilerdeki hatalı davranışlar nedeniyle Google, onay adresinize zarftaki bir kodu gönderir. Son yıllarda, bu sayfa çok dakik oldu ve şu anda Türkiye Postası'nda. Sonuç odaklı çalışma tatmin edici bir çalışma olmamasına rağmen. Onay kodunu 15 günden fazla bir süre içinde alabilirsiniz. Veya asla gelmez.
Doğrulama kodunuz yoksa, lütfen Google ile iletişim kurun.
Doğrulama kodu geldiyse veya hesabınız bir doğrulama kodu olmadan etkinleştirildiyse, devam edeceğiz.
Tüm verileri girin
Organik arama sonuçlarından en fazla tıklamayı alan yerler, haritadaki yerel konumlardır. Doğru ve eksiksiz bir işletme hesabı her zaman daha iyi durumdadır. Müşterilerinizin işletmenizle ilgili yerleri, içeriği, çalışma saatlerini ve görsel belgeleri tam ve doğru bir şekilde kullanabilmesi için tam bilgileri girin. Bu, kullanıcı deneyimi kazanmanın temel yoludur. İşletmenizle ilgili bilgilerdeki değişiklikleri yenileyin. Adres, telefon, web sitesi, ürünler ve içerik değişiklikleri gibi öğeleri güncel tutun.
Konumlarınızı kontrol edin
Google ürün konumlarınız ("İşletmem" gibi) doğru yeri göstermelidir. Himet bölgenizle alakasız bir pozisyon alırsanız, doğru durumdasınız demektir. Bu şirketleri onaylamak için Google, hizmet ziyaret eden ve alan kişilere genellikle kısa ziyaretler ve onay soruları gönderir. Burada böyle bir iletim var mı? Hayır istediğinde. Bir yanıt alırsanız, işletme konumunuzu silebilirsiniz. Gerçekten doğru yerde bulunan bir şirket bu gibi durumlara maruz kalmayacak. Yanlış pozisyonlar almayın. Adres değişirse, lütfen hemen güncelleyin.
Doğru çalışma saatlerini girin
Doğru sonuçları almak için gerçek çalışma saatlerinizi girin. Şirketinizin tatil günleri ve çalışma saatleri doğruysa, konumu görüntüleyen kişilere faydalı bilgiler vermelerinden yararlanırsınız. 24 saat hizmet sağlamayan bir kuruluş veya işletmenseniz, mesai saatleri dışında aç olduklarını belirten bir gönderiyle karşılaşan kişilere olumsuz puan verilir.
Yorumları yönetin ve yanıtlayın
İşletmenizden gerçek hesaplar ve gerçek ziyaretçiler hakkında ayrı ayrı yorum yapmasını isteyin. Puan ve Ste ve gerçek ziyaretçilerden yorumlar isteyin. Derecelendirme ve yıldız derecelendirmesi. Konumunuz hakkında yorum yapmak ve bu yorumlara yanıt vermek çok önemlidir. Etkinliği izleyenler için Google, kitleye her zaman en aktif yeri gösterir. Her bitişik nokta daha fazla trafik alır. Yorum yaptığınız kişilere yanıt verin ve soru sorun.
Fotoğraf ekle
Ziyaretçilerinizi, işletmeniz için yüklediğiniz resimlere ek olarak fotoğraf yüklemeye teşvik edin. Bu türü kullanırsanız, bir sonraki potansiyel müşteriniz için uyarıcı bir eylem olacaktır. Bu şekilde şirketiniz daha fazla insana ulaşır ve paylaşılır. Haritayı tıklayarak işletmeniz için daha fazla fikir edinen yeni ziyaretçileri paylaşın. Web sitenizi ziyaret edebilirsiniz. Google'ın tüm kullanıcıların hareketlerini analiz ettiğini unutmayın.

Google yerel sıralamayı nasıl belirler?

Yerel aramalar için Google listesinin mantığına bağlı olarak, sınıflandırma ölçütleri, kullanıcının aradığı içeriğin ve yakındaki konumun alaka düzeyine göre belirlenir. Tüm en iyi eşleşme yöntemleri arama için değerlendirilir ve sonuç sağlanır. Örneğin, arama yaparken, ceket içeriğine doğrudan bağlı yerel şirket en yakın olmasa bile, yüksek derecede içerik alaka düzeyine sahip uzak bir konum daha yüksek sırada görüntülenebilir. Bu algoritma tamamen Google'ın kendisi tarafından değerlendirilir. İşletme hesabınızı bağladığınız bir web siteniz varsa. Aradığınız bölgeye en yakın şirket olmasa bile, web sitenizin içeriğini hizmetinizle güncel tutabiliyorsanız, Google, sizden var olduğu için şirketin web sitesinin üst kısmından kaldırabilir.
ilgi
Alaka düzeyi, web sitenizdeki bilgilere ve iş noktasını oluştururken girdiğiniz bilgilere göre doğrulanır. Şüpheniz varsa, şirketinizin bilgilerini ve içeriğini incelemek için hemen Google işletme sayfama gidin. Müşterilerinizin sizi aramasını ve sizinle iletişim kurmasını istediğiniz adresi girin.
mesafe
Bu noktanın birçok kişi tarafından göz ardı edildiği bilinmektedir. Bu, alakasız arama sorguları almanıza veya şirketinizin manipülasyon sonuçlarından alakalı arama sorguları almamanıza neden olabilir. , arama motoru konum bilgilerinin daha doğru algılanması ile şirketinizi yanlış yerde etiketlemenin sonucudur. Başka bir yerde bulunan telefonlara ve İSS'nizden kullanılabilen telefonlara örnek olarak verilebilir. Hareket halindeki bir kişinin telefonu farklı bir şehirde veya şehirde olabilir. Alakasız bir teçhizat alabilirsiniz. Şirketinizi göremiyorsanız, cihazınızdaki konumunuz güncel olmayabilir. Bu gibi durumlarda Google, arama motorlarına en alakalı sonucu gösterebilir. Bir konuma atanmamışsanız, eksiksiz sonuçlar alırsınız. Ya da Donanmada geçirdiğiniz yerel işaretleri kullanırsınız. "Sinop Mantısı" yazan bir kişi kapandığında,Sinop bölgesinde Ravioli restoranları gösterebilir.
anlamı
Marka bilinirliğinin önemi, harita konumu sıralamasındaki yerinizi doğrudan etkiler. Tanınmış markaların gerçek sahiplerinin konumlarını ve internette sık aranan yerleri açıklamak mümkün değildir. Bununla birlikte, bu marka bilinirliği ve anlamdaki bu artışın, kurumların web sitelerindeki web araması sonuçlarından ilgili bilgilerle elde edildiğini unutmayın. İyi bir İnternet SEO altyapısı ile iyi bir strateji izleyen şirketler ve kurumlar, Google Map'deki konumlarıyla başarılı sonuçlar elde edecektir. Şirketinizin Google Haritalar'ı tanıtması için derecelendirme ve yıldız göndermek yeterli değildir. İyi bir web sitesi. Ziyaretçileri çeker ve SEO'ya göre tasarlanmıştır. Organik aramalar ilk sayfalarda da bulunabilir. Aferin yerel işletme web sitesi konumlarının (yerel SEO) Google haritalarında ilk ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.
İyi bir web siteniz yoksa, yani arama motorları için optimize edilmemiş bir web siteniz yoksa, sonuçlarınızı etkilemek için yukarı çıkmak zordur.

Google Harita ilerleme

Herkesin aslan için isteği değil mi? Google Haritalar'da ilk olun, rekabette öne çıkın ve ilk aradığınız kişi olun. Ancak, bu makalede açıkladığım gibi, bu sadece belirli adımları izleyerek mümkün değildir. Bu durumların analizi ve algoritması Google tarafından gizli tutulacaktır. Ancak yapılması gereken kurallara göre çalışır. Bu tek ve en doğru yöntemdir. Bu, tüm Google platformlarının doğru kullanımı yoluyla artış beklemenin en doğru yoludur. Google Haritalar'da birinciliği elde etmek için izlenmesi gereken teknikler, Google'ın size doğru sunduğu araçları kullanır.
Google Harita daha yüksek sıralama teknikleri
Bazı yöntemleri denediniz ve hala istediğiniz yerde olmadığını düşünüyorsunuz. İnan bana, çeşitli yerlere atladın. Google Haritalar'da en iyi sınıflandırma tekniklerini denediniz, ancak istediğiniz noktayı alamadınız. Endişelenme, desteğimizi alabilirsiniz. Ama önce size bazı isimleri hatırlatmama izin verin.
Google harita daha yüksek sıralama teknikleri;
Hiçbir noktayı kaçırmadan Google My Business listenizi tamamlayın ve içeriğinizi zenginleştirin. Bir göz atmalısın.
Web sitenizi SEO'ya göre ayarlayın. Geliştirin ve güncelleyin.
Google işinizi doğru kategoriye yerleştirdiğinizden emin olun.
Adreslerinizin en önemli yeri olan doğru telefon ve iletişim bilgilerinizi doğrulayın.
Ek şirket işlevlerini açın. Ürün ekleyin. Etkinlik ve haber ekleyin.
Web sitenizin adresinin tamamen bağlı olduğundan emin olun.
İşletme adresinizin, yönettiğiniz adresle ve diğer Google ürünlerini kullandığınız e-posta adresiyle eşleşmesine izin verin. Tek bir hesapla tüm web sitelerinizi ve yerlerinizi, reklamlarınızı ve analizlerinizi alırsınız.
Yerel ve gerçek lider hesaplardan güncel ve güncel yorumlar ve fotoğraflar almaya çalışın.
İşletme adresinizi paylaşın ve konum bilgilerinizi çok sayıda kişiyle eşleyin.
Bulmak isteyen kullanıcılar için web sitenizi ve içeriğinizi işletme hesabınıza girin.
Bu sorunlardan birini anlamadıysanız ve zamanınız yoksa, uzman yardımı alın.
Gerisini zaman içinde bırakın, Google bununla ilgilenecektir. Bunlar Google Harita en iyi sınıflandırma tekniklerinden sadece birkaçıdır. Google'ın her zaman son kelimeyi söylediğini unutmayın.
Google Haritalar'ı nasıl yükleyebilirim?
Şirketiniz rekabetin yorgun olduğu bir sektördeyse, biraz zor olabilir. Daha yaşlı ve daha deneyimli şirketler daha fazla kullanıcı deneyimi kazandıkça, rekabetin yoğun olduğu bir noktada haritadaki önemli sırlara ulaşmak zor olabilir. Şimdi "Google Harita ile nasıl yükleme yapabilirim?" Bu makalede cevaplandı. En baştan atladığınız nokta olmadığından emin olun. Rekabetçi bir sektörde çalışıyorsanız, web sitenizden konum haritanıza kadar kapsamlı ve SEO olarak çalışmalısınız. Aksi takdirde, diğer şirketlerin her zaman güzel bir pastası vardır. Bugün tüm adımları attınız ve henüz rakipleriniz arasında değilseniz, bir işletme hesabını zil ile beklemek ve yönetmek dışında bir seçeneğiniz yok.

Google Haritalar sıralamasında nasıl yeniden yükleyebilirim?

Bazı yerlerde eşdeğer bir yapı bulursanız, web sitenizin içeriği en önemli tavsiyedir. Her şey rekabete eşit veya ondan daha iyi. Ancak, Google Harita nasıl erişebileceğimi düşünüyorsanız, lütfen web sitenize iletişim kurmak istediğiniz kişilerin şartlarını ekleyin. Böylece rakiplerinizdeki bir strateji ile bunlardan kaçınabilirsiniz.
Marka bilinirliği izni arttırmalıdır. Bu şekilde, web aramanız ve yerel işletme web sitesi bilgileriniz zaman içinde doğrulandığından, iş noktanız listelerde çok gizli hale gelecektir.

Google aramalarında haritayı durdurma

Bir anlamda, bu henüz çözülmemiş bir olay. Bazı durumlarda, harita arama sonuçlarında arama sonuçlarının en üstünde yer alır, ancak organik aramanın sonunda birçok konu alanında görüntülenebilir. Bunun ana nedeni, haritadaki çalışma noktalarının daha az tıklanmasıdır. İnsanların aradıklarından oluşur. Google arama sorgularındaki tahsis tamamen kullanıcı deneyimiyle ilişkili olabilir. Bir SEO terimi ararken, harita üst sayfada görüntülenmez. Genellikle ilk sayfanın sonundadır. Burada, arama motorları harita üzerinde konumlar yerine bilgi sağlayan web sitelerine odaklanmak için SEO kelimesini kullanırlar. Kullanıcı deneyimi bu sayfaya aktığı için Google, alakasız bilgilere göre tercih edilen web sitelerine öncelik verir. Web tasarım kelimesinde, tam tersi. Web tasarım ajanslarının web siteleri haritanın altında gösterilmektedir. Bu, Google aramalarında bir tahsis örneğidir. Kullanıcının denemesi haritada bir konum bulmaya odaklanırsa, önce harita gelir. Aksi takdirde, harita sayfanın altında görünür.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]

Google Haritalarda Yükselme ilk Sırada Çıkmak

Sınırlı bir bütçeniz varsa, bir web sitesi oluşturun ve çalıştırın. Bu web sitesini Google'ın ilk sayfalarından kaldırmanız yorucu olabilir. Bu amaçla, Google'ı çok basit ve kullanımı kolay bir işletme hesabını yönetmek için kullanabilirsiniz. Google, bölgesel olarak büyümek, ücretsiz bir web sitesi kurmak ve müşterilerinize ulaşmak için en kolay ve en kolay yolumdur. Google My Business olarak da bilinir. Bunun, tekrar kar sayan küçük işletme sahipleri için gerekli olduğunu söyleyebiliriz. Bu, özellikle işletme hesaplarını aktif olarak kullanan herhangi bir şirket için çok doğru ve yüksek bir müşteri getirisidir. Bir hesap acıyorsa ve ilgilenmiyorsanız, işletmenizin kart grafiklerini yukarı taşıma şansı çok düşüktür. Bu hesapları öncelikle Google Harita' reklam vermek için yönetmelisiniz. Etkin bir zil sesi hesabı, zaman içinde konumunuzu iyileştirerek sizi ödüllendirecektir.
Google Haritalar'a gitmek için kolay bir yöntem yok gibi görünüyor. SEO iş listelerinde yerinizi hemen artıracak bir yöntem de yoktur. Bilmeniz gereken en önemli şey, My Busines hesabınızı aktif olarak kullanarak ve kalan zamanı bırakarak doğru adımları takip etmektir. "Sevgili öğretmenim, Google Harita kullanmak istiyoruz. Siz çalıştınız ve bunu yaptığınızda kalktınız. 50 yorum ve 100 yıldız yaptık, ama birincinin zirvesinde değildik. Bana yardım et" Elbette sana yardım edelim. Öğrendiklerinizi düzelterek başlayalım. İlk olarak, rakiplerinizin harita konumlarını listelemek için bu yöntemi kullanamazsınız. Bu tür işleri yapıyorlar mı? Hayır, bu tür kısa süreli çalışmalar şu anda mümkün değildir.

Rakiplerinizin harita konumlarını aşmasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Şirketinizi bulamıyor musunuz? Bilgilerinizi girin ve güncelleyin
İşletmenizi önce Google Harita bulamıyorsanız, hesabınıza giriş yapın. Gerekli öğeleri tamamlayın ve onay için bekleyin. Hesabınızdaki eksiklikleri giderin. İstediğiniz tüm bilgileri girin. Kategorilerdeki hatalı davranışlar nedeniyle Google, onay adresinize zarftaki bir kodu gönderir. Son yıllarda, bu sayfa çok dakik oldu ve şu anda Türkiye Postası'nda. Sonuç odaklı çalışma tatmin edici bir çalışma olmamasına rağmen. Onay kodunu 15 günden fazla bir süre içinde alabilirsiniz. Veya asla gelmez.
Doğrulama kodunuz yoksa, lütfen Google ile iletişim kurun.
Doğrulama kodu geldiyse veya hesabınız bir doğrulama kodu olmadan etkinleştirildiyse, devam edeceğiz.
Tüm verileri girin
Organik arama sonuçlarından en fazla tıklamayı alan yerler, haritadaki yerel konumlardır. Doğru ve eksiksiz bir işletme hesabı her zaman daha iyi durumdadır. Müşterilerinizin işletmenizle ilgili yerleri, içeriği, çalışma saatlerini ve görsel belgeleri tam ve doğru bir şekilde kullanabilmesi için tam bilgileri girin. Bu, kullanıcı deneyimi kazanmanın temel yoludur. İşletmenizle ilgili bilgilerdeki değişiklikleri yenileyin. Adres, telefon, web sitesi, ürünler ve içerik değişiklikleri gibi öğeleri güncel tutun.
Konumlarınızı kontrol edin
Google ürün konumlarınız ("İşletmem" gibi) doğru yeri göstermelidir. Himet bölgenizle alakasız bir pozisyon alırsanız, doğru durumdasınız demektir. Bu şirketleri onaylamak için Google, hizmet ziyaret eden ve alan kişilere genellikle kısa ziyaretler ve onay soruları gönderir. Burada böyle bir iletim var mı? Hayır istediğinde. Bir yanıt alırsanız, işletme konumunuzu silebilirsiniz. Gerçekten doğru yerde bulunan bir şirket bu gibi durumlara maruz kalmayacak. Yanlış pozisyonlar almayın. Adres değişirse, lütfen hemen güncelleyin.
Doğru çalışma saatlerini girin
Doğru sonuçları almak için gerçek çalışma saatlerinizi girin. Şirketinizin tatil günleri ve çalışma saatleri doğruysa, konumu görüntüleyen kişilere faydalı bilgiler vermelerinden yararlanırsınız. 24 saat hizmet sağlamayan bir kuruluş veya işletmenseniz, mesai saatleri dışında aç olduklarını belirten bir gönderiyle karşılaşan kişilere olumsuz puan verilir.
Yorumları yönetin ve yanıtlayın
İşletmenizden gerçek hesaplar ve gerçek ziyaretçiler hakkında ayrı ayrı yorum yapmasını isteyin. Puan ve Ste ve gerçek ziyaretçilerden yorumlar isteyin. Derecelendirme ve yıldız derecelendirmesi. Konumunuz hakkında yorum yapmak ve bu yorumlara yanıt vermek çok önemlidir. Etkinliği izleyenler için Google, kitleye her zaman en aktif yeri gösterir. Her bitişik nokta daha fazla trafik alır. Yorum yaptığınız kişilere yanıt verin ve soru sorun.
Fotoğraf ekle
Ziyaretçilerinizi, işletmeniz için yüklediğiniz resimlere ek olarak fotoğraf yüklemeye teşvik edin. Bu türü kullanırsanız, bir sonraki potansiyel müşteriniz için uyarıcı bir eylem olacaktır. Bu şekilde şirketiniz daha fazla insana ulaşır ve paylaşılır. Haritayı tıklayarak işletmeniz için daha fazla fikir edinen yeni ziyaretçileri paylaşın. Web sitenizi ziyaret edebilirsiniz. Google'ın tüm kullanıcıların hareketlerini analiz ettiğini unutmayın.

Google yerel sıralamayı nasıl belirler?

Yerel aramalar için Google listesinin mantığına bağlı olarak, sınıflandırma ölçütleri, kullanıcının aradığı içeriğin ve yakındaki konumun alaka düzeyine göre belirlenir. Tüm en iyi eşleşme yöntemleri arama için değerlendirilir ve sonuç sağlanır. Örneğin, arama yaparken, ceket içeriğine doğrudan bağlı yerel şirket en yakın olmasa bile, yüksek derecede içerik alaka düzeyine sahip uzak bir konum daha yüksek sırada görüntülenebilir. Bu algoritma tamamen Google'ın kendisi tarafından değerlendirilir. İşletme hesabınızı bağladığınız bir web siteniz varsa. Aradığınız bölgeye en yakın şirket olmasa bile, web sitenizin içeriğini hizmetinizle güncel tutabiliyorsanız, Google, sizden var olduğu için şirketin web sitesinin üst kısmından kaldırabilir.
ilgi
Alaka düzeyi, web sitenizdeki bilgilere ve iş noktasını oluştururken girdiğiniz bilgilere göre doğrulanır. Şüpheniz varsa, şirketinizin bilgilerini ve içeriğini incelemek için hemen Google işletme sayfama gidin. Müşterilerinizin sizi aramasını ve sizinle iletişim kurmasını istediğiniz adresi girin.
mesafe
Bu noktanın birçok kişi tarafından göz ardı edildiği bilinmektedir. Bu, alakasız arama sorguları almanıza veya şirketinizin manipülasyon sonuçlarından alakalı arama sorguları almamanıza neden olabilir. , arama motoru konum bilgilerinin daha doğru algılanması ile şirketinizi yanlış yerde etiketlemenin sonucudur. Başka bir yerde bulunan telefonlara ve İSS'nizden kullanılabilen telefonlara örnek olarak verilebilir. Hareket halindeki bir kişinin telefonu farklı bir şehirde veya şehirde olabilir. Alakasız bir teçhizat alabilirsiniz. Şirketinizi göremiyorsanız, cihazınızdaki konumunuz güncel olmayabilir. Bu gibi durumlarda Google, arama motorlarına en alakalı sonucu gösterebilir. Bir konuma atanmamışsanız, eksiksiz sonuçlar alırsınız. Ya da Donanmada geçirdiğiniz yerel işaretleri kullanırsınız. "Sinop Mantısı" yazan bir kişi kapandığında,Sinop bölgesinde Ravioli restoranları gösterebilir.
anlamı
Marka bilinirliğinin önemi, harita konumu sıralamasındaki yerinizi doğrudan etkiler. Tanınmış markaların gerçek sahiplerinin konumlarını ve internette sık aranan yerleri açıklamak mümkün değildir. Bununla birlikte, bu marka bilinirliği ve anlamdaki bu artışın, kurumların web sitelerindeki web araması sonuçlarından ilgili bilgilerle elde edildiğini unutmayın. İyi bir İnternet SEO altyapısı ile iyi bir strateji izleyen şirketler ve kurumlar, Google Map'deki konumlarıyla başarılı sonuçlar elde edecektir. Şirketinizin Google Haritalar'ı tanıtması için derecelendirme ve yıldız göndermek yeterli değildir. İyi bir web sitesi. Ziyaretçileri çeker ve SEO'ya göre tasarlanmıştır. Organik aramalar ilk sayfalarda da bulunabilir. Aferin yerel işletme web sitesi konumlarının (yerel SEO) Google haritalarında ilk ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir.
İyi bir web siteniz yoksa, yani arama motorları için optimize edilmemiş bir web siteniz yoksa, sonuçlarınızı etkilemek için yukarı çıkmak zordur.

Google Harita ilerleme

Herkesin aslan için isteği değil mi? Google Haritalar'da ilk olun, rekabette öne çıkın ve ilk aradığınız kişi olun. Ancak, bu makalede açıkladığım gibi, bu sadece belirli adımları izleyerek mümkün değildir. Bu durumların analizi ve algoritması Google tarafından gizli tutulacaktır. Ancak yapılması gereken kurallara göre çalışır. Bu tek ve en doğru yöntemdir. Bu, tüm Google platformlarının doğru kullanımı yoluyla artış beklemenin en doğru yoludur. Google Haritalar'da birinciliği elde etmek için izlenmesi gereken teknikler, Google'ın size doğru sunduğu araçları kullanır.
Google Harita daha yüksek sıralama teknikleri
Bazı yöntemleri denediniz ve hala istediğiniz yerde olmadığını düşünüyorsunuz. İnan bana, çeşitli yerlere atladın. Google Haritalar'da en iyi sınıflandırma tekniklerini denediniz, ancak istediğiniz noktayı alamadınız. Endişelenme, desteğimizi alabilirsiniz. Ama önce size bazı isimleri hatırlatmama izin verin.
Google harita daha yüksek sıralama teknikleri;
Hiçbir noktayı kaçırmadan Google My Business listenizi tamamlayın ve içeriğinizi zenginleştirin. Bir göz atmalısın.
Web sitenizi SEO'ya göre ayarlayın. Geliştirin ve güncelleyin.
Google işinizi doğru kategoriye yerleştirdiğinizden emin olun.
Adreslerinizin en önemli yeri olan doğru telefon ve iletişim bilgilerinizi doğrulayın.
Ek şirket işlevlerini açın. Ürün ekleyin. Etkinlik ve haber ekleyin.
Web sitenizin adresinin tamamen bağlı olduğundan emin olun.
İşletme adresinizin, yönettiğiniz adresle ve diğer Google ürünlerini kullandığınız e-posta adresiyle eşleşmesine izin verin. Tek bir hesapla tüm web sitelerinizi ve yerlerinizi, reklamlarınızı ve analizlerinizi alırsınız.
Yerel ve gerçek lider hesaplardan güncel ve güncel yorumlar ve fotoğraflar almaya çalışın.
İşletme adresinizi paylaşın ve konum bilgilerinizi çok sayıda kişiyle eşleyin.
Bulmak isteyen kullanıcılar için web sitenizi ve içeriğinizi işletme hesabınıza girin.
Bu sorunlardan birini anlamadıysanız ve zamanınız yoksa, uzman yardımı alın.
Gerisini zaman içinde bırakın, Google bununla ilgilenecektir. Bunlar Google Harita en iyi sınıflandırma tekniklerinden sadece birkaçıdır. Google'ın her zaman son kelimeyi söylediğini unutmayın.
Google Haritalar'ı nasıl yükleyebilirim?
Şirketiniz rekabetin yorgun olduğu bir sektördeyse, biraz zor olabilir. Daha yaşlı ve daha deneyimli şirketler daha fazla kullanıcı deneyimi kazandıkça, rekabetin yoğun olduğu bir noktada haritadaki önemli sırlara ulaşmak zor olabilir. Şimdi "Google Harita ile nasıl yükleme yapabilirim?" Bu makalede cevaplandı. En baştan atladığınız nokta olmadığından emin olun. Rekabetçi bir sektörde çalışıyorsanız, web sitenizden konum haritanıza kadar kapsamlı ve SEO olarak çalışmalısınız. Aksi takdirde, diğer şirketlerin her zaman güzel bir pastası vardır. Bugün tüm adımları attınız ve henüz rakipleriniz arasında değilseniz, bir işletme hesabını zil ile beklemek ve yönetmek dışında bir seçeneğiniz yok.

Google Haritalar sıralamasında nasıl yeniden yükleyebilirim?

Bazı yerlerde eşdeğer bir yapı bulursanız, web sitenizin içeriği en önemli tavsiyedir. Her şey rekabete eşit veya ondan daha iyi. Ancak, Google Harita nasıl erişebileceğimi düşünüyorsanız, lütfen web sitenize iletişim kurmak istediğiniz kişilerin şartlarını ekleyin. Böylece rakiplerinizdeki bir strateji ile bunlardan kaçınabilirsiniz.
Marka bilinirliği izni arttırmalıdır. Bu şekilde, web aramanız ve yerel işletme web sitesi bilgileriniz zaman içinde doğrulandığından, iş noktanız listelerde çok gizli hale gelecektir.

Google aramalarında haritayı durdurma

Bir anlamda, bu henüz çözülmemiş bir olay. Bazı durumlarda, harita arama sonuçlarında arama sonuçlarının en üstünde yer alır, ancak organik aramanın sonunda birçok konu alanında görüntülenebilir. Bunun ana nedeni, haritadaki çalışma noktalarının daha az tıklanmasıdır. İnsanların aradıklarından oluşur. Google arama sorgularındaki tahsis tamamen kullanıcı deneyimiyle ilişkili olabilir. Bir SEO terimi ararken, harita üst sayfada görüntülenmez. Genellikle ilk sayfanın sonundadır. Burada, arama motorları harita üzerinde konumlar yerine bilgi sağlayan web sitelerine odaklanmak için SEO kelimesini kullanırlar. Kullanıcı deneyimi bu sayfaya aktığı için Google, alakasız bilgilere göre tercih edilen web sitelerine öncelik verir. Web tasarım kelimesinde, tam tersi. Web tasarım ajanslarının web siteleri haritanın altında gösterilmektedir. Bu, Google aramalarında bir tahsis örneğidir. Kullanıcının denemesi haritada bir konum bulmaya odaklanırsa, önce harita gelir. Aksi takdirde, harita sayfanın altında görünür.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]

Türkiye Gayrimenkul Gündemi 49.Hafta: Yeni İmar Kanunu Gelişen Trendler Raporu Kanal İstanbul ve Alışveriş Caddeleri

HAFTA 49 : 3 - 9 ARALIK 2018 HAFTASI Yazının grafikli hali: http://celalerdogdu.com/gundem/gayrimenkul-gundemi-49-yeni-imar-kanunu-gelisen-trendler-kanal-istanbul
Bu yazıyı video olarak izleyebilirsiniz: https://youtu.be/kI-yMMV1J3M
Podcast dinlemek için:
https://soundcloud.com/celal-erdogdu/gayrimenkul-gundemi-49-yeni-imar-kanunu-gelisen-trendler-alisveris-caddeleri-kanalistanbul
  1. GAYRİMENKULDE GELİŞEN TRENDLER: Her yıl Urban Land Institute ve PriceWaterCoopersHouse tarafından yayınlan raporda, Avrupa bölgeside mercek altına alınıyor. Her yıl, bir tema ile hazırlana raporun bu yıl teması “ETKİ YARATMAK”. Sektör profesyonellerinin, çalıştıkları piyasalar hakkındaki görüşlerine dayanan bu rapor sektörün nabzını gösteren raporlardan. 2015 yılında katılımcıların %28’i, gayrimenkul dışındaki alternatif varlıklara yatırım yapmayı düşünürken bu yıl %60’ı alternatif varlıklara yatırım yapmayı düşünüyor.
Türkiye’de 500.000 TL’lik bir gayrimenkulün getirisi aylık 2000 TL, 2650 TL’si gelir vergisine ödendikten sonra yıllık gelir 21.350 artı İstanbul için örneklersek %10 civarında gayrimenkul değer artışı olursa 50.000 TL+21.000 TL getiriye karşın 500.000 TL’yi vadeli mevduata yatırılırsa 110.000 TL vergiden muaf getirisi var.
Önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde, daha kısa ve esnek kiralamalar, teknoloji altyapısı gayrimenkul stratejilerini etkileyecek ana faktörlerden olacak.
Gayrimenkul sektörü, gayrimenkulleri ve gayrimenkulle ilgili işleri “finansal olmayan metriklerle ölçmeye” yönelmiş.
Katılımcıların %50’si, önümüzdeki 5 yıl boyunca uygun varlıkların daha zor bulunacağını düşünüyor. Yatırımcıların %60’ı konut yatırımlarını uygun görsede, daha fazla operasyonel uzmanlık gerektiren öğrenci konutları gibi alternatif ve niş alanlara yönelmeye başlamış.
Katılımcılar boşluk oranlarının arttığını, kiraların gerilediğini ve buna bağlı uzun geri dönüş sürelerinin oluştuğuna işaret ederken birim fiyatın 8-9000 Euro’lardan 4-5000 Euro’lara kadar gerilediğine işaret etmiş.
Raporu okumak için: https://www.pwc.com.ttsektorlegayrimenkul/gayrimenkulde-gelisen-trendlegayrimenkulde-gelisen-trendler-avrupa-2019-ozet-rapor.pdf Kira gelir vergisi hesaplama: https://www.verginet.net/dtt/11/Vergi-Sirkuleri-2018-37.aspx Mevduat getirisi hesaplama: https://www.enuygun.com/mevduat/karsilasti500000-tl-365-gunde-ne-kadar-faiz-getiri
  1. İMAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİKLER: Mekansal strateji planları, planlamada gündeme geldi. Yeni olmayan ancak uygulanması rafa kalkmış olan 1/250.000-1/500.000 ölçekli strateji planları yeniden yapılacak. Mekansal strateji planı şu anlama gelmektedir; kalkınma politikaların, ülke-bölge düzeyindeki politika ve kararların, sektörel kararların, kentsel ve kırsal yerleşimlerin, ulaşım kararlarının ve yatırım yerlerinin leke çalışması halinde haritalara işlenmesidir. Alt ölçekli haritalar, hiyerarşik olarak bu kararlara göre belirlenir.
Nitelikli yapılaşma için sınıflandırılmış yetki belgesi, bir başka deyişle müteahhitliğin karne sistemine bağlanması olarak yorumlayabiliriz. Bu yetki belgesi ile müteahhitlerin, uzmanlaşması sağlanmaya çalışılacak ve belgeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verecek.
Ruhsatsız veya mevzuata aykırı başlanan yapılar, idare tarafından tespit edildiğinde mühürlenecek ve inşaatı durdurulacak. Ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği anlaşılan yapılar, bir aylık süre beklenmeden belediye veya valilikçe yıktırılacak.
1 Haziran 2019'dan itibaren imar uygulaması görmemiş alanlarda hazırlanıp onaylanacak yeni imar planlarında, bisiklet yolları ile bisiklet park istasyonları zorunlu hale gelecek. Topografya ve arazi eğimi nedeniyle bisiklet yolu yapılamayan yerlerde ise yaya yolları düzenlenecek.
Hazineye ait kamu konutlarından kat irtifakı kurulmuş olanlar da bağımsız bölümler halinde satılabilecek ve bu konutlarda oturanlar öncelikli alım hakkından yararlanabilecek.
Mekansal strateji planı: http://mpgm.csb.gov.tmekansal-strateji-plani-nedir-i-4381 Haber: https://www.cnnturk.com/turkiye/cevrenin-korunmasina-yonelik-teklif-komisyonda-kabul-edildi
  1. KİRAYLA YARIŞAN KONUT AİDATLARI: 1148 markalı konut projesi arasında yapılan incelemede, İstanbul'da 21 TL/m2 aidat ödenen sitelerin bulunduğu görülmüş. 100m2 daireye, net mi brüt mü bilemiyoruz ancak 70m2'de oturulan ama satılırken 100m2 denilen daire için 2100 TL aylık aidat ödeniyormuş. Ortalamada İstanbul geneli için 3,6 TL, İzmir için 2,6 TL ve Ankara için 2,4 TL metrekare başına aidat ödeniyor. Markalı konutta oturmanın da bir bedeli var tabi.
Değer artışının ne kadar olduğuna ise idarenin oluşturacağı değer tespit komisyonu karar verecek. Ancak komisyonun tespiti, en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinin bulduğu rakamın aritmetik ortalamasından az olmayacak.
Link: http://blog.reidin.com/konut-projeleri-aidat-degerleri-analizi-2018/
  1. KANAL İSTANBUL: Kanal İstanbul'un 2019 yılında başlanması yönünde haberler gelmeye başladı. Projede kanal üzerinde 10 adet köprü bulunurken, finansman olarak, yap işlet devret modeli kullanılacağı ve proje kapsamında lojistik merkez ve yat limanları da yer alacağı belirtildi. İstanbul Boğaz'ın, Montrö Sözleşmesi ile uluslararası suyolu statüsünde, Kanal İstanbul hukuken "iç suyolu" statüsünde olacağı belirtildi. Kanal İstanbul’un “uluslararası ulaşıma açık” olacağını, ancak geçiş rejiminin “iç suyolu” olması nedeniyle, Türkiye’nin yetkisinde kalacağını kaydedildi. Kanal İstanbul’dan tanker, kanteyner, yolcu vb ticari gemilerin geçmesi öngörülmekte. Geçişine izin verilecek gemi tip ve sınıflarına göre alınacak ücretlendirme işlemleri hakkındaki çalışmalar ile seyir emniyetine yönelik teknik ve idari çalışmalar da devam etmekte.
Haber: https://www.sozcu.com.t2018/gundem/kanal-istanbulun-hukuki-statusu-aciklandi-ic-su-yolu-2777579/
  1. İSTİKLAL CADDESİ: Cushman Wakefield’ın hazırladığı “Dünya Çapında Alışveriş Caddeleri” raporu yayınlandı. Rapor kapsamında, öne çıkan alışveriş caddelerinde kiralar üzerinde duruluyor. Dünya sıralamasında, geçen seneye göre 7 sıra gerilemiş İstiklal Caddesi 29ncu sırada bulunuyor. İstiklal Caddesi, kira metrekare fiyatı aylık 145 € olarak belirtiliyor. Listenin üst sıralarında Münih, 370€, Atina 250€ ile yer alıyor.
Listede Bağdat Caddesi’nin yer almamasında kentsel dönüşümden kaynaklanan caddenin yaşadığı prestij kaybının sebep olduğunu düşünüyorum. Eş zamanlı olarak ULI Türkiye, Alışveriş Caddelerinde Gayrimenkul Yönetimi adlı bir çalışma düzenledi. Alışveriş caddeleri, artık sıradanlaşan AVM’lerin en büyük rakibi. CBRE’nin yıllar önce alışveriş sokakları fikir projesi vardı. Bu çalışmada, alışveriş sokaklarının AVM mantığı çerçevesinde bir üst yönetimle düzenlenmesi ve yönetilmesi tartışılıyordu. ULI’ın yaptığı çalışmada da aynı noktaya değinilmiş. İmar planı değişikliği ile caddelerin artan imara hizmet eden altyapılarının yetersiz kalması, alışveriş caddelerini etkileyen unsurlardan. Kadıköy ve Şişli Belediyesi altyapı çalışması yapma yönünde olumlu düşünürken, buna mal sahibi ve perakendeci katılımı da olabileceği imkan dahilinde tutuluyor. İstiklal Caddesi’ndeki kimlik değişiminde önceden 30.000$ olan kiraların yerini 40.000 TL’nin aldığı gözleniyor. Caddelerin, alt sokaklarla bağlantısı kurularak giyim, yeme içme, kültür alanları gibi alt alan planlamalarının belediye tarafından düşünülmesi alışveri caddelerini AVM’ler ile rekabet edebilir hale getirecektir.
Link: https://storage.pardot.com/263412/94270/Main_Streets_Across_the_World_2018_Overview.pdf Link: https://gayrimenkulturkiye.com/2018/11/09/alisveris-caddelerinde-oncelik-altyapi-yenilemesine-verilmeli/
submitted by celaler to Turkey [link] [comments]

[Forex Teknik Analiz] 8-) Scalping Stratejisi M1-M5-M15 Periyot Forex Strateji Forex Teknik Analiz Hayat Dedikleri 13.Bölüm - Tanıtım İŞLERİ BÜYÜTTÜK!! ''SIFIRDAN PARA KAZANMAK'' #1 - YouTube FOREX KAZANDIRAN BOBİN STRATEJİSİ ( Grafiklerde Yükseliş ... AFI Agency - YouTube

Erteleme Döngüsünü Kıracak 7 Strateji 1. İlerleme, ilerlemedir. Karın ca hızıyla da ilerleseniz asıl mesele hedefinize doğru yaklaşabilmektir. İşin en küçük kısmını seçin ve bitirin. Ufacık bir adım dahi bitişe yaklaştığınızı gösterir, kendinizi daha iyi hisseder ve işin tamamlanacağına dair inancınız artar. Michael Page International Nem İstihdam Danışmanlık Limited Şirketi, Özel İstihdam Bürosu Olarak 07/07/2020-06/07/2023 tarihleri arasında faaliyette bulunmak üzere, Türkiye İş Kurumu tarafından 18/06/2020 tarih ve 5896392 sayılı karar uyarınca 293 nolu belge ile faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı kanun uyarınca iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI STRATEJİ VE BÜTÇE BAŞKANLIĞI; MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ... Daire Başkanlığı İdari Mali İşler Daire Başkanlığı Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Öğrenci İşleri Daire Başkanl ... Rektörlük İletişim. Karabük Üniversitesi Demir Çelik Kampüsü Adres: Kılavuzlar Köyü Öte Karşı Üniversite Kampüsü Merkez Karabük Tel: 444 0 478 Faks: 0 (370) 418 78 80 0 (370) 418 78 80 Mevzuat ve Strateji Daire Başkanlığı; Genel Müdürlüğün görev alanına giren mevzuat ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesi, Genel Müdürlüğün politika ve strat

[index] [3998] [3097] [5348] [3926] [3167] [933] [1485] [6264] [3327] [3375]

[Forex Teknik Analiz] 8-) Scalping Stratejisi M1-M5-M15 Periyot Forex Strateji Forex Teknik Analiz

video, sharing, camera phone, video phone, free, upload Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Yargı Reformu Strateji Belgesi"nde yer alan zabıt kâtiplerinin, kurum içi görevde yükselme yolu olan yazı işleri ... Forex öğrenmeye çalışanlara fayda sağlayabilmek için TMT Forex Akademi kurdum ve TMT Mobile Trade stratejim ile sizinle dengeleri değiştirmek için çabalamaya... Güvenilir Broker : https://bit.ly/30hbGFr FOREX KAZANDIRAN BOBİN STRATEJİSİ ( Grafiklerde Yükseliş ve Düşüş Bölgeleri ) Forex Teknik Analiz Eğitimi - Kazandı... [Forex Teknik Analiz] 9-) Trend Yönünde 3 İndikatör İle Pozisyon Açmak Forex Strateji Forex Teknik - Duration: 23:35. TMT Forex Akademi 24,578 views 23:35

http://forex-korea.cryptocurrencyexchanges.website